KMHABER
Akdeniz Bölgesinin Haber Sitesi

  • DOLAR
    6,8156
    %0,64
  • EURO
    7,5021
    %0,57
  • ALTIN
    377,72
    %1,50
  • BIST
    8,3553
    %0,58
DEMOKRASİ SAVAŞI

DEMOKRASİ SAVAŞI

  1. 20.YY ‘ın başında monarşiye karşı başlatılan hareketler başarıya ulaşmış ve küresel boyutta demokratik bir sisteme geçilmiş oldu. Peki nedir demokrasi ?

Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi. Yani her halükârda öncelik halk ve onun tercihleri.

Peki bu demokrasi ülkemizde işliyor mu ?

Bu soruya ülkenin muhalif kesimi hemen tabi ki hayır Ak Parti hükümeti demokratik yolları tıkıyor ve tek adam rejimi ile devlet yönetiyor gibi sözler sarfedecektir. Şahsi kanaatim ise bu durumun tam tersi olduğunu söylüyor. Demokratik sistemlerde herhangi bir noksan durumda denetleme merci halktır ve onun iradesidir , peki muhalefet hak arama hissettiği zamanlarda soluğu yurt dışında alıyor. Bunu iki örnek vererek devam etmek istiyorum.

2018 yılında CHP lideri İngiltere ziyeretinde BBC ye verdiği demekçe bir çok yalan ve iftiraya yer verdi. İftira yüzünden tazminat ödemesini fikir özgürlüğüne saldırı olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu PKK uzantısı HDP li belediyelere müdahale edilmesini demokrasiye ihanet olarak nitelendirdi. Bu durumun ardından 2019 Belediye seçimlerinde ABD ‘yi ziyaret eden Ekrem İmamoğlu yabancı bir medya kuruluşuna verdiği demeçte Türkiye de demokrasinin olmadığı imasında bulunmuş ve daha sonra da Sayın Süleyman Soylu’nun gazabına uğramıştı. Bunun gibi bir çok olaylar zinciri var. Peki neden CHP ve uzantıları neden her fırsatta hak arayışını neden yurt dışında arıyor ?

Demokrasi gereği olarak halkın iradesi sandıkta tecelli ediyor lakin toplum yaptıkları ve çizgisi yüzünden CHP ve uzantılarına güvenmediğini gösteriyor. 18 yıldır halkın iradesi ile yönetilen Türkiye’yi batı coğrafyasında şikayet etmesi ulus-devlet yapısında ki demokrasiyi küresel çıkarlara kurban etme girişiminden başka bişey değildir. Bir yandan küresel olarak halkın iradesini yok saymak isteyen CHP ulusal boyutta ise yereselleşme ile etnik gruplar arasına mesafe koyarak birlik olgusunu ortadan kaldırma çabasında. HDP’nin yürüttüğü bölücü politika ile kardeş olan Türk ve Kürt halkının arasına mesafe koymaya çalışması , CHP ‘nin Alevi vatandaşları kışkırtıcı sloganları ( İBB ‘nin yargım kolilerinde yolladığı dergide olduğu gibi ) bütün grupları al bayrak altında toplamak yerine bölücü bir politikadır. Bu durumların hepsi anti demokratik bir yoldur ve ülkeye zarar vermekten başka bişey getirmeyecektir.

Bütün bu olayların ışından şunu açık yüreklilik ile söyleyebilirim ki , Türkiye’nin demokrasi savunucusu ve bekçisi Ak Parti’dir. Ülke iradesini uluslararası boyutta ki güçlerin eline teslim etmemek için demokrasi savaşımız sürecektir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM